Çağlayan ve Şelaleler COĞRAFYA)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Çağlayan ve Şelaleler COĞRAFYA)

Mesaj  Admin Bir Salı Ocak 22, 2008 12:33 pm

ÇAĞLAYAN VE ŞELALELER
Akarsuyun yataklarında farklı dirençlere sahip topraklar farklı seviyelerde aşınarak basamaklar oluşturur. Akarsular bu basamaklardan düşerek aktığı yere çağlayan basamak, yüksek ve akarsuyun fazla olduğu yerlere ise şelale denir.
Dev kazanı:
Akarsu yapağıda suların basamaklarından düşerek aktıkları yerde meydana gelirler. Dev kazanları su miktarının şelalenin büyüklüğüne, şelalenin tabanındaki kayaçların direncine göre raklı boyutlar olurlar.
Menderes (Büklüm):
Akarsu yataklarında eğimin azalmasıyla çıkan su sarkmalar yaparak akmaya başlar. Vadi yamacına çarpan sular yamaçlarını aşındırarak tabanı genişletir. Akarsu salınımlar yaparak akarsu yatağındaki iki yanda yer alan yamaçların farklı aşındırmasına yol açar.Akarsuyun çarptığı yamaçlar daha fazla ısınırken tam karşıda aşınma daha azdır. Bir akarsuda mendereslerin artması uzunluğunun arttığını hızının yatak eğiminin gücünün ve akımının azaldığı görülür.
Peneplem:
Akarsu aşındırmasının son safrasında ortaya çıkan aşındırma ile vadiler geçirilen yamaçlar yaklaşır.
Peneplemin su bölümü çizgileri azalır:
1- Arazinin yükseltisi azalır,
2- Deniz seviyesinin geriye doğru hafifçe yükselir,
3- Dalgalı düzlükler meydana gelir.
Plato:
Peneplemin iç kuvvetler tarafından yükseltisiyle oluşmuş akarsular tarafından derince parçalanmış yüksek düzlüklerdir.
Peri bacaları:
Bitki örtüsünün yoksun arazilerde kil kum ve tüflerin iri bilok halindeki kayalarla karışık olarak bulunduğu alanlarda meydana gelirler. Özellikle heyelanlar gevşek maddeleri kolayca aşındırırlar. Ancak dirençli bloklar altındaki kısımlar aşınmaya karşı korunurlar.
Kırgıbayır:
Kurak iklim bölgelerinde şiddetli erozyona bağlı olarak meydana gelirler. Eğimli ve bitki örtüsünden yoksun araziler yüzeysel akışlarla sürekli aşınarak sırtlarla parçalanırlar.
BİRİKTİRME ŞEKİLLERİ
Akarsu taşıdığı alüvyonları bırakabilmesi için:
a. Yatak eğiminin azalması,
b. Gücünün azalması,
c. Yük miktarının artması gerekir.
1- Birikinti konisi:
Dağ yamaçlarından inen suyun eğimin azaldığı dağ eteklerinde taşıdıkları malzemeleri biriktirmesiyle oluşan şekillerdir. Dağ yamaçlarının düzlüklerle birikim çizgisinden düşen bu şekiller koniyi adlandırır ve zamanla genişleyerek birikinti yelpazesini adlandırırlar.
Dağ eteği ovası:
Dağ yamacında eğimin azaldığı yerlerde birikinti yelpazeleri genişleyerek birleşmesi sonucu ortaya çıkan dalgalı düzlüklerdir.
Dağ iç ovası:
Dağ içlerinde eğimin azaldığı yerlerde oluşan ovalardır.
Taban seviyesi ovası:
Deniz seviyesine yaklaşan akarsuların yaya aşındırması ile genişleyerek vadi tabanlarında taşıdıkları malzemeleri biriktirmesiyle oluşurlar. Çoğu yerde deltalarla iç içedir. Deltalardan ayrılan yönleri bunların kara üzerinde birleşmesiyle oluşur.
Delta ovaları:
Akarsuların taşıdıkları materyalleri deniz içinde birikmesiyle oluşan ovalardır. Delta ovaları zamanla karalar denize vagon şeklinde ilerler.
Taraca (seki):
Vadi yamaçlarında basamak şeklinde görülen yüksekte kalma vadi tabanıdır. Alüvyonları birikmiş olan bir akarsu yatağı epirojenik hareketlerle tekrar yükselirse yatağını yerinde derinleştirmeye başlar. Akarsu taracaların sayısı bölgedeki epirojenik hareketin sayısına eşittir.
Irmak (kum) adası:
Akarsu yatak eğiminin azaldığı ve genişlediği yerlerde taşıdıkları alüvyonları ve kumları biriktirmesiyle oluşan şekillerdir.
TÜRKİYE'DE Kİ KARSTİK KAYALAR
Kireç taşı, cibs, kaya tuzu tebeşir ve dolomit gibi suların kolayca çözülebildiği kayalara denir. Bunlar yoğun olarak bulunduğu yerlere karstik alanlar denir. Türkiye'nin 5/1'i karstik alandan oluşur. En yoğun olduğu yerler batı ve orta Akdinizdir. Bunların dışında güney, kuzey, doğu, Sivas, Çankırı, Erzincan bölgelerinde karstik alanlar bulunmaktadır.
Karstik kayalar içerisinde oluşan boşluklarda biriken sulara karsik ser adı verilir. Suların karstik kayaların aşındırması ve biriktirmesi ile oluşan şekillere karstik şekiller denir.
2 şekildir:
a. Karstik aşındırma şekilleri:
Karstik maddeler su içerisinde aşındırmada oluşurlar. Suyun sıcaklığın karbondioksitin miktarı aşındırmayı kolaylaştırır.
Lapya:
En küçük karstik aşındırma şekilleridir. Karstik araziler üzerinde akarsular delikler halinde çözülerek aşındırma şekillerinden bir tanesidir. Karstik ova ve plato üzerinde çözülen küçük erime çukurluklarına Dolin denir.
Uvala:
Çapların genişlemesi yada birleşmesi sonucu oluşan çukurluklara Uvala denir.
Polye:
Tektonik çanaklaşmanın kastlaşmasının devam etmesi ile Dolin ve uvalaların genişleyip bir ova görünümü almasıyla oluşanlara polye denir. Aşınmanın sona erdiği yerde vadi önünün kesilmesi ile oluşur. Sürekli bir iniş göstermezler.
Düden:
Karstik bölgelerde yüzey sularının yer altına battığı ya da aktığına denir.
Obruk:
2 şekilde oluşur:
a. Dolin çapların genişleyip derinleşmesiyle,
b. Mağara tabanların çökmesiyle oluşur.
Mağara:
Yer altına sızan sular kolay eriyebilen kayalar üzerinde çatlaklar oluşturur. Zamanla çatlakların genişlemesiyle mağara ve galeriler oluşur.
Karstik köprü:
Yüzey sularının karstik sıralarda yer altına sızmaları sırasında yaptığı kimyasal aşınma sonucunda oluşan köprü şeklindeki aşınma şeklidir.
BİRİKTİRME ŞEKİLLERİ:
Çözünerek suya karışan karstik maddeler sudan ayrışarak çözelir.Su sıcaklığının düşmesi su içerisinde bulunan Co2 karbondioksitin açması ya da karbondioksitin su içerisinde bitkiler tarafından kullanılması sudaki kirecin daha kolay çözülmesine neden olur. suda çözünen maddelerin tekrar çözülmesinde karstik birikim şekilleri meydana gelir.
Travertenler:
Karstik suların yeryüzüne çıktıkları yerlerde su içerisindeki kar karstik maddelerin dağ yamaçlarında çökelmesiyle oluşan yeryüzü şekilleridir. Arazinin şekline ve kaynak çevresindeki orojenik açıların faaliyetlerine göre farklı görünümü kazanırlar. Renkleri karstik sulama çözerek barıyerlerlerine aldıklar kayaçların rengine göre farklılık gösterir.
SARKIT - DİKİT - SÜTUNLAR
Mağaranın tabanından sızan suların içerisindeki karstik maddelerin tavandan aşağıya doğru batıklaşmalarına sarkıt, mağara tabanında tortullaşmasında dikit her ikisinin birleşmesinde ise stunlar oluşur.
TÜRKİYE'DE BUZULLAR
Hiç erimeden tortullaşmış karlara sürekli karlar veya toktağan karlar adını verir. Toktağan karların en sarktığı sınıra kalıcı kar sınırı denir. Kalıcı kar sınırını yükseklik belirler.

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 10
Kayıt tarihi : 21/01/08

Kullanıcı profilini gör http://beycanerkul.turkforumpro.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz